Master Yoda'nın meşhur repliklerini hatırlarsın: "No, no different. Only different in you mind!", "You must unlearn what you have learned." Bir de "No, try not. Do or do not. There is no try" vardır. Sahneyi izle tam hatırlamak için. Oynat bakalım Youtube'cuğum...
Muhtemelen ingilizcen benden daha iyidir ama sahneyi
özetleyeyim. Luke suya batan cismi çıkaramayacağını düşünüyor
ve Master Yoda'ya sudan çıkarmanın, zihin gücüyle taşları
yerinden oynatmakla çok farklı bir şey olduğunu söylüyor.
Sinirlenen Yoda kendi uslubuyla "Hayır, fark yok" "Fark sadece
zihninde. Bildiklerini unutman gerek." diyor. Luke da "iyi
aman, denerim o zaman" diyor. Yoda da " Hayır, denemek yok. Ya
yap ya da yapma. Denemek diye bir şey yok" diyor.
Bu sefer sağa sola laf atmadan direkt konuya gireceğim.
Master Yoda 800 yıldır Jedi eğitiyor. Dile kolay, 800 yıl.
Dolayısıyla tecrübe hat safhada. Söyledikleri bizi de eğitmeli
bence. Teknolojimiz halen pille çalışan ışın kılıçlarının
ötesine geçememiş olsa da Jedi'lığın felsefik tarafını
anlayabilecek donanıma sahibiz. Nedir o? Tabii ki "akıl".
UYANIŞ
İlk iki cümleyi ele alacak olursak, Yoda bize aslında olup
bitenlerin hep zihnimizde sınırlandırıldığını, gerçeklerin
farklı olabileceğini, ve bu farklılığı anlayabilmek için de
öğrendiklerimizi unutmamız gerektiğini söylüyor. Yani bize bir
uyanışdan bahsediyor.
İçinde olduğun toplumun belli yargı değerleri var. Sen de bu
toplumun içine doğduğuna ve bu değerlere göre yetiştirildiğine
göre, çoğu zaman, sen de bu yargıları otomatikman doğru kabul
ediyorsun. Toplumun sana öğrettikleri ve dayattıklarını
halbuki kendi akıl süzgecinden geçirmen ve o yargıların
doğruluğuna ya da yanlışlığına kendin karar vermen gerekiyor.
Burada toplum yargılarının kendisi ile ilgili bir yorumda
bulunmuyorum. Derdim, bu yargıları irdelemeden direkt
kabullenmen. Yoksa, çok yanlış yargılar olduğu gibi, çok doğru
yargılar da var elbet.
Olayı öncelikle zihnimizde halletmeliyiz. Olaya tek açıdan
değil çok açıdan bakabilmeli, bizi sınırlayan, batıl inanç,
korku, çıkar, kibir gibi örtülerden kurtulup uyanmalıyız. Bir
üst seviyeden bakabilmeli, tüm resmi görebilmeliyiz. Bunu
yapabilmek için de, bize öğretilen dogmaları unutmalıyız. Bu
kendi aklımızla da aynı sonuca ulaşmayacağımız anlamına
gelmiyor. Ama en azından emek harcayıp o konuyu savunabilir ya
da ihtiyacı olanlara anlatabilir bir seviyeye ulaşabiliriz.
YAP BOZ
Mühendislikte bile bazen sonuca ulaşabilmek için deneme
yanılma yöntemi kullanılır. Ancak Yoda'nın bahsettiği "Deneme.
Yap ya da yapma. Denemek diye bir şey yok." cümlesindeki
deneme olayı biraz farklı bana göre. Başarabileceğine inanarak
yola çıkmaktan bahsediyor. Tarih deneyip de kaybedenleri
değil, inanıp da kazananları yazıyor. Bkz: Atatürk. Yılmadan,
inancın doğrultusunda, hep yaparak sonuca yürümekten
bahsediyorum. Zaten deneme kararı vermek, o işe inancının
olmadığının kanıtı değil midir? İnanıyorsan yaparsın. Emin
değilsen denersin.
Sen de (eğer henüz yapmadıysan) benliğini uyandır. Ve doğru
bildiğin yolda doğru olanları yap. Deneme lütfen. Yapacaksan
yap, ya da hiç boşuna uğraşma. Sana verilen zamanın kıymetini
bil ve onu boşa harcama. Başka sen yok, başka bugün yok.
Bunları yazdım sana ama senin çok iyi anladığından eminim: