Bilmiyorum bir dine mensup musun, deist misin ya da ateist? Ama bana göre "kader nedir?"i anlatacağım sana...

Ülkemizde sokaktan geçen birisini çevirsen ve kaderi kısaca tanımla desen, sana alın yazısı der. Alın yazısı denilen şey, sen doğduğunda, tüm yaşamın boyunca yaşayacaklarının belirlendiği ve senin de bunları adım adım yaşadığın düşüncesidir.

İlginçtir ki alın yazısı fikri, bir Yüce Yaratıcı'ya inananlar arasında yaygındır. Deist ya da ateist böyle düşünmez. Ateist tanrıyı kabul etmezken zaten alın yazısını tartışmaz bile. Deist de yaratıcının yarattıklarını kendi hallerine bıraktığını, yazıp çizmekle uğraşmadığını düşünür.

Peki nedir kader?

Eğer bir yüce yaratıcıya inanıyorsan ve bu dünyaya uyarıcılar yolladığına da inanıyorsan... Sana verilmiş olan organlardan en çok çalıştırman gerekeni çalıştırıp doğruyu bulman mümkün...

İnandığımız Yüce Yaratıcı, mutlak adalet sahibi diye düşünüyoruz. Bunu kendisi uyarıcı olarak yolladığı kitaplar ve peygamberler aracılığı ile bizlere iletiyor. Eğer ölüm sonrası yargılanacak ve yaptıklarımıza göre sorgulanacaksak, yani dünyadaki eylemlerimizden sorumlu olacaksak... Adil bir Yaratıcı önünde söyleyecek hiç bir sözümüz olamaz. Ama daha önceden yazılmışı oynuyorsak, "Bunları yaşayacağımı Sen yazmışsın, ben oynadım. O nedenle sorumlu değilim" deme hakkımız yok mu? Eğer Yaratıcının adaletine güveniyorsan, sana böyle bir haksızlık yapmayacağını da bilirsin.

Aslında Şems çok güzel anlatmış kaderi:

"Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten,”ne yapalım, kaderimiz böyle” deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin."

Ama bazı eklemeler yapmam lazım. Mesela Yüce Yaratıcı'nın koyduğu fizik kuralları da kaderdir. Hem de alın yazısı... Kafan karışmasın... Mesela yer çekimi... Yer çekimi, dünyadaki her eşyanın ve varlığın kaderidir, alın yazısıdır. O nedenledir ki, dağdaki bir taş yer çekimi nedeni ile aşağı yuvarlanır. Yüksek bir yerden kendini bırakırsan, kaderin, senin yere düşmene sebep olur. Kendini bırakmak senin tercihin, kimseyi suçlayamazsın. Ama kader de görevini yerine getiriyor.

Yüce yaratıcı, bizleri farklı koşullarla denediğini söylüyor. Demek ki aslında hayatımıza da müdaheleleri var. Yani Şems'in dediği gibi ne başı boş bırakılmışız, ne de hür irademiz nedeni ile tamamen hayatımızın hakimiyiz.

Şimdi benimle olan ilişkini düşün... Sence benimle senin yolunun kesişmesi tesadüf mü? Yoksa alın yazısı mı? Senin bir cezan mı? Yoksa benim mi? Ya da ödül mü?

Eğer kaderimde varsa, sosyal medyada bu yazıyı beğenirsin artık...